ÖTEKİ İNSAN

Yeni Oyun Öteki İnsan

Yönetmen ve Kadro Değişikliği ile Yeniden Sahneleniyoruz

Geçmişin yüklerinden paralize olup şimdinin tehdit edici bellek yitimine teslim olmuş ve bu zaman dilimine sıkışıp kalmış iki insan... Bir kadın ve bir erkek...
Yaşadığımız modern çağda hangimiz yüzleşme cesareti gösteriyor balçığa batmış hayatıyla? Kim kırabiliyor hayatının trajikomik ve anlamsız kısır döngüsünü? Peki, bu anlamsızlık insanoğlunun değiştirilemez yazgısı mıdır? Neden hep öteki iledir derdimiz? Birbirini hatırlamaya çalışan fakat her uğraşta bir kez daha yenilen iki insanın öyküsü. Öteki insan...

KÜNYE

YAZAN. PYOTR GLADILIN
ÇEVİREN: . HÜSEYİN MEVSİM
YÖNETEN : RABİA KAYA
GENEL SANAT YÖNETMENİ : TANYA AKSU GÖKDENİZ
DEKOR KOSTÜM: HÜSEYİN BAKADUR
MÜZİK ÖYKÜ NALBANT
IŞIK . HÜSEYİN BAKADUR
OYUNCULAR
EFSUN AKKURT
CENK DİNÇSOY

 

HİPNOZCU (YENİ OYUN)

Para sorunsalı ve birçok değerin hayattan sürülmüşlüğünü deneyimleyen insanoğlunun sıkışmışlığı aile ve toplum yapısında birçok etkiler bırakmaya devam edecektir.

İşçi olarak yaşayan Boris ve Nadya yoğun mesai gerektiren bir işte çalışmaktadırlar. Hiç bir lüksü olmayan çift az miktarda para biriktirmiştir. Boris parayı eşi Nadya’dan saklar ve sakladığı yeri hatırlayamaz. Nadya Boris’in parayı sakladığı yeri hatırlaması için eve hipnozcu çağırır. Hipnozcu Boris’i hipnoz ederek paranın yerini öğrenir. Nadya, Boris’in sırlarını öğrenme isteğine yenik düşer ve Hipnozcudan hipnoz sırasında Boris’i konuşturmasını ister. Seans sırasında aldatılmış olduğunu öğrenir.
Hipnoz sonunda çiftin yoğun tartışmalarına şahit olan Hipnozcu, Boris’in ısrarlarına dayanamaz bu kez Nadya’yı hipnoz eder. Nadya’nın sırlarının ortaya çıkmasıyla çiftin tartışma boyutu artar. Paranın var olma sorunsalı ile çiftin bozulan ilişki biçimi şiddete yönelir. Hipnozcu tartışan çifti aynı anda hipnoz ederek hafızalarını siler, sevgi telkininde bulunur. Dünya savaşlarına sebep olan ve hak ettiği parayı da bırakarak evden ayrılır.
HİPNOZCU
OYUNUN TÜRÜ: KOMEDİ- 2 PERDE
YAZAN: Wassılıy Sıgaryov
ÇEVİREN: Hüseyin Mevsim
YÖNETEN: Tanya Aksu GökdenizMÜZİK:Vurgun Deniz
IŞIK: Hüseyin Bakadur
DEKOR-KOSTÜM : Gizem Demirtürk
OYUNCULAR: Tanya Aksu Gökdeniz
Hasan Fehmi Gökdeniz
Hasan Can Türkkanı
 
 
 
“HİÇKİMSE”

Kimseyle yakınlık kuramayan, bütün çabalarına rağmen sosyal hayata giremeyen 45 yaşındaki Erkut; kendi kendisiyle kavgasını bitirememektedir.

Aile, toplum, devlet ve tanrı inancını sorgulayan Erkut, bir klinikte tedavi görmektedir. Doktoru Zeynep Hanım'ın çabalarına rağmen umutsuzluğa yenik düşer. Varlık ve hiçlik arasında sıkışan Erkut, hayatını sonlandırmak istemektedir. Doktor Zeynep ise kendisine öldürebilecek en güçlü adaydır. Doktor Zeynep, iyileştirmek istediği hastasının yaşamını sonlandırmasına neden olacak ve Erkut ile aynı süreci yaşamaya başlayacaktır. Bu döngü içinde bocalayan sadece Erkut değildir. Evren ve küçük genç gezegendeki düzensizlik içinde tekrarlanan düzende çırpınan ve hep aynı sonu yaşayan insanlıktır.
Eser: Adnan Büyükbaş Oyunlaştıran, yöneten: Tanya Aksu Gökdeniz Dekor, kostüm: Harika Derya Erten Müzik: Vurgun Deniz Afiş: Gülşah Ünsal Oynayanlar: Hasan Fehmi Gökdeniz, Tanya Aksu Gökdeniz
PAZAR KEYFİ

İbrahim ve Filiz aynı tiyatroda oyuncu olarak çalışan evli bir çifttir. Tiyatro oyunlarının olmadığı bir pazar günü pazar keyfi yapmaya karar verirler. Ancak onların pazar zannetikleri gün pazar günü değildir...

Pazar keyfi adlı oyunun içeriğine bütünsel olarak baktığımızda deneysel bir örgüyle donatılmış olduğunu görürüz. Doğalcı (Natüralist) Tiyatro akımı ana tema olup, bu tema üzerine; seyirci katılımıyla birlikte inşa edilen interaktif tiyatro anlayışı, epik tiyatro anlayışı ve gelenekçi tiyatro anlayışı farklı epizodlar da işlenerek karma bir sunum oluşturulmuştur.
Birbirinden farklı bu üç epizod ise, insanın gerilen ve kaynaşan yönünü anlatan alternatif tiyatro yapısıyla kısmen bütünleştirilmeye çalışılmıştır.
Oyuncular; Tanya Aksu Gökdeniz,  Hasan Fehmi Gökdeniz

YENİ OYUN

YENİ OYUN Üçgenin Dördüncü Köşesi YAZAN: ADNAN BÜYÜKBAŞ YÖNETEN: TANYA AKSU GÖKDENİZ OYNAYAN . HASAN FEHMİ GÖKDENİZ MÜZİK. VURGUN DENİZ DEKOR KOSTÜM. SÜMEYRA AYBAR IŞIK: HÜSEYİN BAKADUR TEK PERDE / DRAM

Mutaber

1990’lı yıllar önemli siyasal ve toplumsal olayların yaşandığı yıllardır. Bir yandan kapitalizm günlük yaşantımızdaki etkisini arttırarak hissettirmekte, kendi kadın ve erkeğini yaratmakta; diğer yandan da arkası kesilmeyen terör olayları, faili meçhul cinayetler ve katliamlarla toplum durmaksızın gerilmektedir. 17 Ağustos 1999 Depremiyle de bu gerilim zirveye ulaşır. Depremle Marmara Bölgesi öyle şiddetli sarsılmıştır ki, bıraktığı acılar ve yarattığı maddi kayıplarla günümüz toplumuna ve siyasetine yön vermiştir.

Yerküre organik bir bütün… Bir ucundaki ağacın yaprağının salınması bambaşka bir yerde fırtına koparır. Bu bütünde birilerini aşağı iterseniz bilerek ya da bilmeyerek, alet olarak ya da taraf olarak; kuşkusuz o da sizi paçalarınızdan aşağı çekecektir günü geldiğinde…
Muteber Yalova'nın köylerinden birinde yaşamını sürdürmek ve çocuklarını okutabilmek için çabalarken cumhuriyet gazetesine konu olmuştur hikayesiyle…1999 depremine türlü sarsıntılarla gidilen bu dönemde Yalova da yaşayan dönemin yerel siyasetçileri ve kadınlarının Muteber için bir şeyler yapabilme çabaları saat 03. 02 de son bulacaktır. O'nun hikayesi büyük resmin kendisidir aslında…

Bir milletin güzel söyleyiş kudreti edebiyatında; edebiyatın da en canlı ifadesi tiyatrosunda belli olur.

William Shakespeare

DEVRİ ALEM OYUNCULARI

  • MUTEBER

    O’nun hikayesi büyük resmin kendisidir aslında…
  • ÖTEKİ İNSAN (YENİ OYUN)

    Evinde yalnız, umutsuz, geçmişiyle bağını neredeyse unutkanlık düzeyinde koparmış kadının kapı zili çalar...
  • HİPNOZCU

    Hipnozcu tartışan çifti aynı anda hipnoz ederek hafızalarını siler, sevgi telkininde bulunur. Dünya savaşlarına sebep olan ve hak ettiği parayı da bırakarak evden ayrılır.

HİÇKİMSE - ŞAŞIRTICI OYUN

Kimseyle yakınlık kuramayan, bütün çabalarına rağmen sosyal hayata giremeyen 45 yaşındaki Erkut; kendi kendisiyle kavgasını bitirememektedir. Aile, toplum, devlet ve tanrı inancını sorgulayan Erkut, bir klinikte tedavi görmektedir. Doktoru Zeynep Hanımın çabalarına rağmen umutsuzluğa yenik düşer. Varlık ve Hiçlik arasında sıkışan Erkut, hayatını sonlandırmak istemektedir. Dr Zeynep ise kendisine öldürebilecek en güçlü adaydır. Döngü içinde bocalayan sadece Erkut değildir. Evren ve küçük genç gezegenimizdeki düzensizlik içinde tekrarlanan düzende çırpınan ve hep aynı sonu yaşayan insanlıktır.

PARTNERLER VE DESTEKÇİLER

Hiç kimse adlı oyunu mutlaka izlemelisiniz. Tavsiyemdir.

TURGAY ATALAY

OYUNCU
“Devr-i Âlem Oyuncuları” bir çığır açıyor, bundan sonrakiler, onların tiyatro disiplininde, onların izine basarak peşlerinden giderlerse, Türk Tiyatrosu yakın zamanlarda kendisinden çok daha başka söz ettirecek, seyircinin, ‘bitse de gitsek!’ usanmışlığı kalmayacak… Kendisini seyircisine nefes aldırmadan izlettirecek! Şaşırtacak!

DURSUN BERKOK

GAZETECİ

Mehmet Konuk

Uzm. Psikolojik Danışman
Hiç Kimse, çok rahat okunan, akıcı bir üslupla yazılmış, sosyolojik problemlerin insan psikolojisine tesir eden yanlarını dile getiren, bu problemlerle ilgili olarak derinlemesine sancı çekmeye ve düşünmeye sevk eden güzel bir eserdir.
PARTNER

facebook

2100

Twitter

50

Youtube

Blog

ÇIK